Trump’ın Çin dönüşü İran planı: Hürmüz Boğazı ve bombardıman seçenekleri

ABD basınında yer alan haberlere göre Donald Trump’ın Çin ziyaretinin ardından İran’a yönelik yeni askeri adımlar değerlendirdiği bildiriliyor. Masada Hürmüz Boğazı’nda ‘Project Freedom’ operasyonu ve İran altyapısına yönelik bombardıman seçenekleri bulunurken İsrail’in yüksek alarma geçtiği ifade ediliyor.

Trump’ın Çin dönüşü İran planı: Hürmüz Boğazı ve bombardıman seçenekleri
Yayınlanma: Mayıs 15, 2026 Güncelleme: Mayıs 15, 2026

ABD basınında yer alan haberlere göre Donald Trump’ın Çin ziyaretinin ardından İran’a yönelik yeni askeri adımlar atmayı değerlendirdiği ifade edildi. Masada Hürmüz Boğazı’nda “Project Freedom” operasyonunun yeniden başlatılması ve İran altyapısına yönelik bombardıman seçeneklerinin bulunduğu bildirildi.

İsrail’in de olası bir operasyon ihtimali nedeniyle yüksek alarma geçtiği aktarılırken, askeri adımların Tel Aviv ile koordineli şekilde yürütülebileceği ifade edildi.

Çin ziyaretinin ardından İran değerlendirmesi

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinde İran konusunda büyük bir adım atmamasının beklendiği, ancak dönüşünün hemen ardından kritik kararların gündeme gelebileceği iddia edildi. ABD basınında yer alan haberlere göre Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda yeni askeri operasyonlar ve İran’a yönelik farklı saldırı seçeneklerini masada tutuyor.

Bu süreçte özellikle Hürmüz Boğazı ve bölgedeki deniz trafiğine ilişkin gelişmelerin ABD’nin değerlendirmelerinde belirleyici olduğu ifade edildi.

‘Project Freedom’ operasyonu yeniden gündemde

Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Trump yönetiminin değerlendirdiği seçeneklerden biri “Project Freedom” isimli operasyonun yeniden başlatılması oldu. Plan kapsamında ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini yeniden açmak için bölgeye müdahale etmesinin değerlendirildiği aktarıldı.

Trump’ın daha önce bu operasyonu kısa süreli başlattığı, ardından İran’la yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlandığı gerekçesiyle askıya aldığı belirtildi.

İran altyapısına yönelik bombardıman seçeneği

Haberlere göre Trump’ın değerlendirdiği bir diğer seçenek ise İran altyapısına yönelik yeni bir bombardıman kampanyası oldu. ABD Başkanı’nın son haftalarda İran’a yönelik sert açıklamalar yaptığı ve özellikle nükleer program konusunda geri adım atılmaması halinde askeri operasyon tehdidinde bulunduğu ifade edildi.

ABD’li yetkililerin, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskı adımlarının Washington’da ciddi rahatsızlık yarattığını belirttiği aktarıldı.

İsrail’in yüksek alarm durumu

Axios’un haberine göre İsrail yönetimi de Trump’ın Çin ziyaretinin ardından İran’a karşı yeni bir operasyon ihtimali nedeniyle yüksek alarm durumuna geçti. İsrailli yetkililerin olası bir askeri operasyonun Tel Aviv ile koordineli yürütüleceğini öne sürdüğü bildirildi.

İsrail ordusunun hafta sonu boyunca yüksek teyakkuz seviyesinde olduğu ve bölgede yeni bir çatışma dalgası ihtimalinin değerlendirildiği aktarıldı.

Hürmüz Boğazı ve küresel enerji dengesi

Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nın son dönemde küresel gerilimin merkezinde yer aldığı ifade edildi. İran’ın bölgede gemilere yönelik baskısını artırdığı, bazı gemilere geçiş şartı koyduğu ve askeri varlığını güçlendirdiği bildirildi.

ABD ve müttefiklerinin ise boğazın açık tutulmasının küresel enerji güvenliği açısından kritik olduğunu savunduğu aktarıldı.

Trump–Şi görüşmesinde Hürmüz başlığı

Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in görüşmesinde de Hürmüz Boğazı ve İran konusunun gündeme geldiği açıklandı. Beyaz Saray’a göre iki liderin boğazın açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.

Trump ayrıca Şi’nin İran’a askeri yardım yapmayacağını söylediğini ifade etti.

Bölgede artan askeri gerilim

Son haftalarda ABD ve İran güçleri arasında Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı saldırılar yaşandığı bildirildi. ABD’nin İran’a ait bazı askeri hedefleri vurduğu, İran’ın ise ABD savaş gemilerine yönelik saldırılar düzenlemekle suçlandığı aktarıldı.

Uzmanların, Trump yönetiminin atacağı yeni bir adımın Orta Doğu’daki gerilimi daha da artırabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu ifade edildi.